2 Haziran 2026’da, 2024 yerel seçimleri öncesinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı sürecinde gündeme gelen “rüşvet” iddiaları, dikkat çekici bir şekilde Ankara’ya kadar uzandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu aracılığıyla yürütülen soruşturmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve diğer bazı partililer hakkında fezleke talep etti. Ancak, rüşvet suçlamasına dayanak olarak sadece Muhittin Böcek ile CHP’li isimlerin telefon görüşmeleri gösterildi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 2024 yerel seçimleri öncesinde Muhittin Böcek’in, adaylık karşılığında 1 milyon Euro rüşvet verdiği iddiasıyla ilgili olarak fezleke düzenlenmesini hedeflediği altı isim arasında Özgür Özel, Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı bulunuyor. Ancak, yapılan yazılı başvuruda, bu isimlerle ilgili somut bir delil olmadığı belirtildi. Başsavcılığın ifade ettiğine göre, söz konusu telefon görüşmeleri, rüşvet alışverişinin kanıtı olarak yeterli görülüyordu.
Yazıda, Muhittin Böcek ile CHP’li isimler arasındaki iletişim detayları aktarıldı. Özellikle, 10 Ocak 2024 tarihinde Gökhan Böcek’in CHP Genel Merkezi’ne parayı teslim ettiğine dair iddialar, o tarihteki baz kayıtlarıyla desteklendi. Yazıya göre, 8 Ocak’ta Muhittin Böcek’in Ali Mahir Başarır’ı aradığı, 10 Ocak’ta tekrar aradığı ve aynı gün içinde Ali Mahir Başarır’ın da Böcek’i aradığı bildirildi. Aynı tarihte Umut Akdoğan ile Böcek arasında iki telefon görüşmesi gerçekleşti. Ayrıca, Antalya Milletvekili Mustafa Erdem ve Cavit Arı’nın da 9 ve 10 Ocak tarihlerinde Gökhan ve Muhittin Böcek ile görüştüğü kaydedildi. Ancak, Özgür Özel’e ait bir görüşme kaydının bulunmaması dikkat çekti.
Savcılığın değerlendirmelerine göre, bu telefon görüşmeleri üzerinden yapılan fezleke talebi, CHP Genel Merkezi çevresinde gerçekleştiği düşünülen para teslimi olayının yalnızca Gökhan Böcek ile teslim alan kişiyle sınırlı kalmayıp, bazı milletvekillerinin de süreçle ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor. Savcılığın dikkat çektiği bir diğer nokta ise, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi sonucu, iddia edilen para teslimatının gerçekleştiği tarihlerde taraflar arasında Ankara’da yoğun bir iletişim trafiği olduğuydu.
Sonuç olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri hakkında yürütülecek soruşturmaların yetkisinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait olduğu belirtildi ve bu doğrultuda ilgili dosyaların yetkili makama sevk edilmesi gerektiği ifade edildi. Fezleke düzenlenmesi talebiyle ilgili süreç, bu gelişmeler ışığında devam ediyor.
