CHP’nin Hukukçularından Aktaş İddianamesine Eleştiri
CHP’nin hukukçu kurmayları, Aziz İhsan Aktaş iddianamesindeki hukuki sorunları içeren bir rapor hazırladı. Rapora göre, iddianame tanık beyanlarına ağırlık verirken, fiziki ve teknik delillere yer verilmemiş. Raporda, Aktaş’ın şirketlerinin birçok kamu kurumundan önemli ihaleler aldığı ancak bu dönemin soruşturmada göz ardı edildiği vurgulandı. 2014-2019 aralığının önemli olduğu belirtilerek, soruşturmanın eksik ve seçmeli olduğu ifade edildi.
Aziz İhsan Aktaş İddianamesi ve Suçlamalar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 578 sayfalık iddianamede, toplam 63 eylem sıralandı. İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu da aralarında bulunduğu sanıklar, “Rüşvet almak, rüşvet vermek” ve “Rüşvete aracılık etmek” suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Aktaş’ın, kamu kurumlarından ihale alarak haksız kazanç sağladığı iddia edildi.
CHP Genel Merkezi’nin İnceleme Heyeti ve Raporu
BirGün’ün haberine göre, CHP Genel Merkezi bünyesinde Aktaş iddianamesi incelenmek üzere bir heyet oluşturuldu. Heyetin sunduğu raporda, iddianamedeki hukuki sorunlar ve yargıdaki çifte standart iddiaları ele alındı.
Raporda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun gerekliliklerine uyulmadığı ve soruşturmanın dar bir zaman dilimine odaklandığı belirtildi. Ayrıca, iddianamenin büyük ölçüde tanık beyanlarına dayandığı ve fiziki takip tutanakları ile teknik izleme bulgularına yer verilmediği vurgulandı.
Tutanaksız Suç İddiaları ve Tutarsızlıklar
Raporda, iddianamedeki bazı suç iddialarının tutarsız olduğu ve belgelenemediği ifade edildi. Örneğin, Esenyurt Belediyesi ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile ilgili suçlamalarda yeterli kanıt sunulamadığı, ancak suçlamaların yapıldığı belirtildi. Rapora göre, bu tür çelişkiler iddianamenin hukuki geçerliliğini zayıflatmaktadır.
Siyasi Saikler ve Yargının Siyasallaşması
CHP raporunda, iddianamenin siyasi kaygılarla hazırlandığı iddialarına da değinildi. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik suçlamaların, iddianamenin siyasi bir tavrı yansıttığı belirtildi. Ayrıca, tanık ifadelerindeki çelişkiler ve biçimsel eksikliklerin delil kurgusunu zayıflattığı vurgulandı.